Gecenin Gelmesiyle Gün Bitermi?

Gecenin gelmesiyle gün biter mi… Hazanın gelmesiyle bahar… Güneş ışıyınca ay gider mi? Yaz gelince gurbete mi göçer zemheri… Biri varken yok mudur diğeri?
Gün ışıdığı vakit yıldızlar saçlarından çeker mi ellerini? Ay ışığı okşamayı bırakır mı düşlerini? Gece güne dönerken göstermez mi en zifiri gülüşlerini? Yazın ortasında ansızın tatlı bir rüzgâr esmez mi? Gün ortasında ay birdenbire gök kubbede belirmez mi? Bütün bunlar bir zıtlık mıdır, yoksa hepsi birbirinin benzeri…
Ağlarken insan birdenbire gülmez mi? Ve gülerken kahkahalarla gözlerinden yaşlar gelmez mi? Birini hem çok sevip hem de aynı anda ondan nefret etmez mi?
Bütün bu nefretinin ortasında sevdası bir kaşıkçı elması gibi gözle görünür hale gelmez mi? Çok sevdiği halde insan, gerekirse sevdalısını azletmez mi?
Özlerken, içi ürperirken yine de sırtını dönüp çekip gitmez mi?
Su dediğin taşı dele dele dağı gelip geçmez mi? Dağ içindeki su kendini eritse de buna izin vermez mi? Dağ sudan ayrı olmadığını ve gün geceden ve güneş ışığı ay ışığından farkı olmadığını bilmez mi? Bilmez mi yerde ki ayrık otu en az çınarlar kadar doğaya ait olduğunu

Gece gündüzün koynunda, gündüz gecenin seyrinde biraz mola vermez mi?

Bilmez mi insan, içindeki öfkenin geldiğini gönül deryasındaki kara sevdadan… Bilir ki o kara sevdadan gelmektedir, bu ağır öfke, bu su-i zan…
Gecenin gelmesiyle gün biter mi… Hazanın gelmesiyle bahar…
Güneş ışıyınca ay gider mi?
Yaz gelince gurbete mi göçer zemheri… Biri var olurken yok mudur diğeri

Çiğdem Önal

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın