En İyi İntikam Yaşamaktı

Reading Time: < 1 minute

En iyi intikam yaşamaktı…

Yapamazsın dedi, çocuğa adam… O ağaca tırmanamazsın… Ağaç büyük, sen küçüksün. Kaşları çatıktı adamın, yüzü karanlık, sözleri kementti çocuğun ayağına dolanan. Adam uzaklaşınca, ağaca baktı çocuk… Ağacın kaşları çatık değildi, dalları yeşil… Büyüktü, çok uzundu… Elini uzattı çocuk, dalını uzattı ağaç… Tırmandı çocuk… Bir iki derken en uca vardı… Göğü seyre daldı… Yaprakların arasında özgürlüğü duyumsadı, yukarıda olmanın tadına vardı, rüzgâr okşadı saçlarını… Ve dağıttı yapamazsın diyen adamın adımlarını… Yaparım, dedi çocuk, göğü doldurdu göğsüne… Yapamazsınlara inat… Yaptı…

Yapamazsın dedi, kadına adam… Yapamayacağına önce inandı kadın. Öğrenilmiş çaresizlikleri vardı hayatında… Çaresizliğin, deneyimleyerek edinilen, kötü bir alışkanlık olduğunu, olumsuz sözcüklerin, ruhumuzu bağlayan birer prangaya dönüştüğünü henüz kavrayamamıştı. Bırakıp gitmek istedi ardında adamı… Yapamadı…

Yapamazsınlar uzun süre ruhunda çağıldadı… Yapamazsınlar uzun süre adımlarını bağladı…

Yapamazsınlar ruhunu dağladı…

Yapamadı…

Sonra…

Çocuğu seyretti kadın, çocuğun coşkuyla ağaca bakışını, heyecanını, yapamazsın dendiğinde yüzündeki yıkılışı… Adamın uzaklaşmasını, çocuğun ağaca yaklaşmasını, ansızın ağacın çocuğu kucaklamasını… Birer ikişer tırmanmasını ve rüzgârı içine doldurmasını… Çocuk öğrenmemişti henüz, çaresizliği. Çaresizliğin öğrenildiği gibi, çarelerin üretilebileceğini, kavradı kadın. Her şey, bir anlık cesaretti. Kalmak esaret, gitmek cesaretti.

İsterse yapardı, isterse ağaç el uzatır, isterse bilinmeyen bir dehlizden yol açılırdı.

Eteklerini topladı kadın…

İnandı hayatına. İnandı mucizelerine.

İnandı kendi ağacına. Tırmanacaktı…

Topladı eteklerini…

Çözdü ayaklarında sözlerden oluşmuş kementlerini…

Bu arada rüzgâr geride kalan adamın sildi ayak izlerini…

Nasılsa isteyince yapılırdı… Durarak değil yürüyerek yol alınırdı…

Yola çıkarsan yol açılırdı… Tırmanırsan göğsüne rüzgâr dolar, güneş saçlarında parlardı…

Anlamıştı, en iyi intikam yaşamaktı…

 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*