Dikkat! Viraj Var: Evden Çalışma

Reading Time: 2 minutes

Bu yazı, zamanı yakalamaktan uzak, kaçınılmaz yeni gerçeğe karşı durmaya çalışan, yeni dünyaya eski kafayla hükmetmeye çalışan, her yaş ve cinsiyetteki dinazor kafalı yöneticiler için kaleme alınmıştır. Eski köye yeni adetler geliyor. Haberiniz ola!

Enteresan günler bizi bekliyor. Dün alıştığımız, doğru bildiğimiz, olmazsa olmaz  sandığımız,onsuz yapamadığımızı düşündüğümüz bir çok “şey”siz yapabildiğimizi gördük herhalde. Mesela başımı kaşıyacak vaktim yok diye birinden diğerine koştuğumuz o toplantılar yok. En fazla görüntülü yapabilirsiniz. Onu da çok fazla yapmamak en azından eskisi kadar sık ya da uzun yapmamak mümkün. Toplantı sırasında gaz çıkarmak serbest, altta pijama var kime ne, fincanda viski içsen kimsenin ruhu duymaz, fön çektirmesen, ağda gecikse kimsenin umurunda olmaz… Sesi kapatıp içeri seslenmek, ekrana bakar gibi yapıp whatsapp’dan gelen komik videoları seyretmek, çok sık yapıyorsanız toplantı aralarında duş almak, çocuğunuzu öpmek, eşinizi sıkıştırmak serbest…. Bambaşka bir iş modeli. 2.0 motor lüks araba, artık marketten tuvalet kağıdı alırken lazım sadece. Son model cep telefonunun yenisi çıksa alacağım diye deliren var mı? Dün alışmadığımız, gıcık kaptığımız, yetkimiz varsa izin vermediğimiz bazı yöntemler artık tek seçenek. Eskiden benim de pek ısınamadığım evden çalışma artık bir mecburiyet. Benim dönemde sadece bazı roller yararlanabilir ve eşitsizlik olur diye haz etmediğim evden çalışma meğerse herkes için mümkünmüş. Ben de o zamanın taş kafalılarındandım demek.

Sıkmayın canınızı … Geçen yıl Amerika’da yapılan bir araştırmaya göre ortalama bir çalışanın (https://ourcommunitynow.com/lifestyle/in-an-8-hour-day-the-average-worker-is-productive-for-this-many-hours) üretken olarakbçalıştığı zaman 2 saat 53 dakika olarak saptanmış. Üç saat bile değil. Sigara molası, kahve molası, iki laklak, üç whats app, öğle yemeği, koridor geyikleri, ikili toplantıların yarısı geyik zaten… Topla, böl, çarp, çıkar = 3 saat ! Hala kart basma kafasında olan şirketler var. Hem de ismini versem aklınız durur.

Şimdi ne oldu birden bire ? Evden çalışılacak ! Hem de kim bilir ne kadar süre daha? Üstelik kuvvetle muhtemel bu artık iş hayatının değişmez bir parçası olarak kalıcı olacak. Ev hali, oturup bir çok çalışanla konuşuyorum bu ara. Arkadaşlar, eski çalışma arkadaşları ile “ne haber, ne var ne yok” tadında sohbetlerde bu değişimin farkında olmayan anlayış özürlü yöneticiler olduğunu üzülerek görüyorum.

Ofiste bile verimli çalışma süresi üç – haydi araştırma yanıldı, diyelim ki dört – saat olduğu halde evden çalışma olunca utanmasalar eve kamera koyup oturup tuvalette bile gözetleyecekler çalışanlarını. Sanki mesai saati boyunca laptop’un ve telefonun yanından ayrılmamacasına köle gibi bağlı kalmaları gerekiyor. Olur olmaz, abuk sabuk önceliği, acelesi, hele ki içinde bulunduğumuz günlerde anlamı dahi olmayan iş verip duruyorlar.Ya balkona çıktıysa, ya annesiyle konuşuyorsa, ya komşusuna gittiyse, ya eşiyle sevişiyorsa paranoyasıyla iş yığma kafasındalar…

Arkadaş, hayat artık böyle olacak . Alışın!

Ayrıca sen dün öğrendiğin ve aslında eskimiş olduğu halde “tecrübe” kılıfı altında bugüne kadar sarıldığın, ite kaka seni bugüne kadar getirmiş yöntemlere sarılıp, hatta eski yöneticin (yok yok belki de mevcut yöneticin) sana yaparken nefret ettiğin şeyleri ama bilinçli ama bilinçsiz altında çalışanlara tekrar ederek bambaşka olacağı gün gibi ortada olan yeni dünyaya, böyle mi geçiş yapmayı düşünüyorsun. Problem tam da burada. Her şey kontrol altında sanıyordun dün. Şimdi de hala öyleymiş ve hatta daha fenası ileride de öyle olacakmış gibi eski bilgiyle hakkında en ufak bir fikrin olmayan yeniyi yönetmeye kalkıyorsun. Aslında asla kontrolün altında olmayan o “herşey” artık apaçık karmakarışık. Hangi tecrübe? Hepimiz çalışmadığımız yerden yakalandık? Neyin egosu, neyin tafrası, neyin atarını yapıyorsun? Sistem sana diyor ki “ Baba iflas ettin.Yeni bir şey bulman lazım. Yoksa yok olacaksın.”

Bize hep güçlü olma dersleri verildi. Yardım etmek büyüklük, yardım istemek zayıflık olduğu anlatıldı. Gün “bilmiyorum” diyebilme günü. “Gelin, yardım edin, birlikte bulalım” deme günü. “Bu zamanı nasıl en iyi değerlendiririz, yarını nasıl hayal edebilir, kendimizi nasıl hazırlarız” günü. Yardım et, yardım iste. Evde KAL ama dünde KALMA!

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*