Reading Time: 3 minutes

EGO; kendini haklı görmek, haklı çıkarmak için neler yapar, neler yaptırır sahibine, akla ziyan şeyler, yıllar önceki mevzuyu, yıllar önceki rövanşı, fırsat ele geldi diye, haklı olduğunu, intikamını almak için ve kazanmak için: her türlü seviyesizliği, terbiyesizliği yapmaktan, çekinmez..

Ne FENADIR, NE DE ZORDUR YETERLİ OLGUNLAŞTIRILAMAMIŞ, terbiye edilememiş EGO sahibi olmak!Yaşına, makamına ve rütbesine uygun olmayan, her türlü, çok basit ve ucuz davranışları, sahibine yaptırır ve sözleri söyletir.. Hani bi laf vardır…ağır ol batman çek, hafif taşa g…t silerler…diye, aynen sahibine hafif taş işlerini yaptırır, ve  bi çuval inciri berbat ettirir.

Yaşınıza, paranıza ve makamınıza hiç uymayan hafif taş vaziyetlerini sahibine yaptıran ego ve bu egonun sahibi ne zavallıdır aslında…

EGOnun en büyük rakibi ve düşmanı, kendi sahibidir..

Egosunu (benizm) terbiye ve eğitemeyenin; kendini gerçekçi görebilmesi, duyabilmesi mümkün değildir…Yıllar önce amirinin eleştirisinin aynısını kendi yapar, yıllar sonra….Şimdi seni bi çalışanın eleştirebiliyor mu hacı, eleştirmesine müsaade edermisin,eleştirenin canına okursun ya, okuyorsun zaten ama bunu gerçekçi göremezsin görmek istemezsin…..

Ne tehlikeli ateştir bu EGO, yanar da yanar ha…Sahibini kor ateşlerde yakar da yakar, sönmeyen yangın gibidir……

ÜSLUP KARAKTER!…

ÜSLUP, insanın genetik olarak KROMOZOMLARLA EBEVEYNİ’nden getirdiği KARAKTERİNİN göstergesidir! …ÜSLUP, kişinin KİMLİĞİDİR, denir ki, elan doğrudur  !…EĞİTİMLE falan değiştirilemez, sadece sivrilikleri biraz yontulabilir, o kadar  …

Kesinlikle özü değişmez, değiştirilemez !… Kısaca İNSAN’ı KÖTÜ veya İYİ  diye ayırım yapmamızda kimliğini baz alırız ,  kimliği onun KARAKTERİ belirler… İlk fırsatta  hemen ortaya çıkar !…( Meşhur Eğitilmiş KEDİ örneğinde olduğu gibi …)

Leo TOLSTOY , bu konuda der ki  ;

“KÖTÜ İNSANLAR  bu kötülüklerini her zaman, hem de ilk  fırsatını buldukları anda gereğini yaparlar … , hatta kendilerine  TAHAMMÜL edildikçe daha da çok AZARLAR !….”        KARAKTER

erozyonuna uğramış insanlar, AKLINI / İRADESİNİ kullanarak bu özelliğini gizlemeye çalışsa  bile , tamamen ortadan kalkmasına  engel olamaz . Kısa sürede ortaya çıkar ve genetik olarak gereğini yapar .İnsanoğlu maalesef YARATILMIŞLARIN DOĞAYA en çok zararlı olanıdır. Hele SEVGİYİ hayatının merkezine koymamış, KENDİSİ ve ÇEVRESİ – DOĞA ile BARIŞIK değilse, inancını/ bilgi ve birikimlerini ÖZÜMLEYİP  davranış modu haline getirmemişse , gerçekten erozyona uğramış KARAKTERİNİN gereğine uygun davranışlar yapar … AKLINI / İRADESİNİ / VİCDANINI kullanmayıp , birilerine İPOTEK ederek KENDİSİ OLMAYANLAR var ya, işte asıl  öyle tiplerden korkmak gerek!…

Thomas HOBBES, tam da bu konuya parmak basmış … Diyor ki,

“Hiçbir zaman KORKULUĞU ; KURT- AYI – ASLAN – LEOPAR … şeklinde yapmazlar, yapmamışlardır…ZANNEDİYORUM Kİ, insandan daha KORKUNCUNU düşünmemişler veya bulamamışlar!…. “

GÖLLER- GÜLLER – SEVGİ dolu GÖNÜLLER diyarı , TEKE YÖRESİ Başkenti , Türkiye’nin en sakin şehirlerinden olan memleketim BURDUR civarında insanlarımız  “KARAKTER ve ÜSLUP” ilişkisini , en veciz şekilde şöyle ifade ederler : “KATRANI KAYNATIRSAN OLUR MU ŞEKER, CİNSİNİ / CİBİLLİYETİNİ …… CİNSİNE ÇEKER!…  ?“diyerek .

SÖZ ve İNSAN özdeştir . İnsanı SÖZ’ü belli eder. Hele SÖYLEM ve EYLEM örtüşmesi o kişi de yoksa, çok dikkatli olmalıyız  !…

Ve SÖZ’e elbette önem vereceğiz, vermeliyiz de. Ama, SÖZ’ün sahibinin kim olduğunu asla unutmayarak! … Bence yapacağımız işlerde,  hayatımızda / çevremizde SÖZÜNÜN ERİ OLMAYAN- rüzgarsız havada FIRILDAK gibi FIR FIR dönen böyle insanlar var diye, bunlarla ilişkilerimizi tamamen kesecek miyiz ? Hayır, onları bileceğiz, araya belli bir mesafeler koyacağız, adımlarımızı ona göre atacağız  !… Sonradan,moralimizi bozmamak  ve KEŞKE dememek için de ,AKLIMIZI/ İRADEMİZİ ve VİCDANIMIZI kendimiz kullanarak , yani KENDİMİZ OLMAYI yeğleyerek böyle kişilerle iş yapmak zorundaysak daha işin başında  “ peşin hükümlü değilim,birbirimize karşılıklı güvenmek başka …, ama işin gereği olarak böyle tedbirleri almamız gerekir !…” diyerek belli yaptırımlar içeren yazılı belgeler almak gerekir !…

Çünkü, geçmişte yaşadığımız  sıkıntılar; önümüzü görmemize ve sağlıklı yeni adım atmamıza  bize engel olur

Arkaya – sürekli geçmişe bakarak ÖN görülmez !…Oradan  yani geçmişten ,  sadece , evet sadece SAĞLIKLI ÇIKARIMLAR yapılır, ama PROJEKTÖRLERİMİ – Zİ   önümüzü  aydınlatacak şekilde yönlendirmek gerekir !….

Konumuza değer katan hatırlatmayı QUTAD-GU  BİLİK’den okuyalım!….:

“ SÖZ’ün DEĞERİ

İNSAN , SÖZ ile YÜKSELDİ- SULTAN oldu;

Çok SÖZ insanı GÖLGE gibi YERE serdi;

SÖZ, ölüm oldu – SAVAŞ oldu;

SÖZ ara buldu , BARIŞ  oldu!…”

Ünlü Tarihçilerimizden ve DÜŞÜNÜRLERİMİZ- DEN , Mahmud Kemal İNAL de SÖZ VERME ile ilgili diyor ki; “ İNSAN OLMALIDIR Kİ, YA SÖZÜNÜN ERİ; YAHUD da  K…..N BERBERİ !…”

Sözümüzü daha dazla uzatmayalım, gerisini sizlerin FERASETİNİZE – ALGILAMA yetilerinizin aktif olmasına bırakalım, değil mi ?

Ne tavsiye etmiş bize,  ARİSTOTELES  “ AKILLI İNSAN; DÜŞÜNDÜĞÜ her şeyi SÖYLEMEZ !…. Ama, SÖYLEDİKLERİNİN hepsini DÜŞÜNÜR !….”

About The Author

Bir yanıt yazın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.